Toplumsal üretmenlik nasıl sağlanır?

0

HOŞ geldiniz dördüncü sanayi devrimine! Ekonomik, toplumsal ve siyasi hayatımız tarihin en büyük değişim sürecine girdi. Bu değişim her şeyi temelinden değiştirecek! Para, istihdam, üretim ve tüketim anlayışı yepyeni bir değer sayımına giriyor. Artık her günü yani her 86 bin 400 saniyeyi çok daha farklı değerlendirmemiz gerekecek. Bu devrimin toplumsal üretkenliği nasıl etkiliyeceğine bir göz atalım.

Yakında tam gün çalışma nadir ve yalnız bir kuruluşun seçilmiş, belirli vasıflara sahip çekirdek grubu için geçerli olacak.

Peki neden?

Çünkü giderek artan teknoloji sayesinde şekillenen toplumlarda yaşıyoruz. Eskiden insanlara tahsis edilen birçok vazifeleri otomasyon sayesinde makineler üstleniyor. Bugünün ve yarının gençleri bu duruma ayak uydurmakta vasıflı oldukları müddette zorluk çekmeyecekler. Vasıflı gençler esnek saatler altında birkaç işle birden başa çıkmaya alışıklar. Takip ettikleri sosyal planlamaları eskiye nazaran çok daha yoğun ve tüm hayatları istek üzerine şekilleniyor.

ÇALIŞMA ANLAYIŞI YENİLENİYOR

Bu hayat tarzını kolaylaştıran teknolojiler çoktan hayatımızın bir parçası oldu. Sosyal medya sayesinde bu tarz karmaşık sosyal hayatların yönetilmesi artık çok kolay.

Profesyonel tarafından bakılınca birçok teknolojik platform istek üzerine serbest çalışma durumlarını sürdürülebilir bir hayat tarzına çeviriyor. Anlayacağınız bildiğimiz çalışma anlayışı tamamen değişiyor.

Dünya üzerindeki fabrikalarda sanayi robotları çoktan sıradan ve üretkenliğe olumlu katkılarını kanıtladılar hatta kullanımları insanların üretkenliğini bile artırdı. Robotlar sanayi uygulamaları yanı sıra çeşitli sektörlere girmeye başladı ve yararlarının giderek arttığı görülüyor.

Bilumum şekillde robotlar bugünlerde gözetleme, websitesi yapma, temizlik ve müşterilerle konuşma gibi çeşitli görevler üstleniyor.

İŞ GÜCÜNÜN YERİ DEĞİŞİYOR

Bu gelişmeler tüm mevcut meslekleri ortadan kaldıracakmı?

Hayır, çünkü otomasyon iş gücünün yerine geçmiyor yalnız yerini değiştiriyor! İş gücünün yer değiştirmesi nasıl yeni tarz işler yarattığına en büyük örnek dijital mikro işler.

Yani şirketlerin uzaktan da yapılabilecek ve kontrol edilebilecek veri işleme benzeri işlerini ev kadınlarına ve gençlere bilgisayar ile uzaktan eğitim vererek buluşturan işler. Bu görülmeyen iş gücü sayesinde Google gibi şirketler “yapay zeka” ve “büyük veri” etrafında ürünler geliştiriyor.

İş piyasası özünde değişecek ama bütün işler yok olmayacak. Üstelik ne kadar yaratıcı mesleğe sahipseniz mesleğiniz otomasyondan o kadar az etkilenecek.

Serbest meslek sahipleri daha fazla seçeneğe sahip. Bir iş yürümesse çabucak ayak uydurarak başka işe ilerleyebilir. Tek bir işe tamamen odaklanan ve sözleşmeyle bu işe bağlı olan bordrolu çalışan seçenek sahibi değildir ve çok büyük risklere maruz kalabilir.

KURULUŞLAR NASIL OLACAK?

Geleceğin çalışanının özellikleri nasıl olmalı diye bakınca şu özellikler olmassa olmaz olarak görülüyor: Tek bir merkezde toplanmayan dağıtılmış takımlarda çalışıyorlar, müşteri ihtiyaçlarını anlamak için vasıflarına ve becerilerine bağlı, tekrar eden çekirdek müşteri ağısına sahip, bir yandan küresel diğer yandan kültürlerarası çalışıyor, ne kalıcı sözleşmeleri talep edecek ne de onları imzalayacak, iş saatlerinin ve özel hayatının planlaması büyük çatışmaya sebep olacak.

Peki bu çerçevede geleceğin kuruluşlarının ve teşkilatlarının özellikleri nasıl olmalı diye bakınca da şöyle bir manzara çıkıyor karşımıza: Küçük bir grup temel çalışanlar, zaman zaman aranan vasıflara sahip çalışanları geçici işe almak için siber platformlar kullanıyor, aranılan becerilere sahip olan güvenilir kişilerden oluşan çekirdek ağına sahip, bir yandan küresel diğer yandan kültürlerarası çalışıyor, profesyonelleri planlamak büyük zorluğa sebep olabiliyor.

Geleceğin bu resminde karşılanılacak en büyük zorluklardan birisi mevcudiyet olacak. Hızlı ilerlemek isteyen kuruluşlar gereken becerileri ellerinde bulundurmadıkları için dışarda bilhassa platformları kullanarak bu becerilere sahip olan potansiyel çalışanları arama teşebüssünde bulunmaları gerekecek.

EN ÖNEMLİ KAYNAK ZAMAN

Vasıflı birey olarak sahip olduğunuz sınırlı zamanı doğru kişiler ve doğru hedefler için kullanmak isteyeceksiniz. Kuruluş olarak da zamanınızı aynı şekilde değerlendirmek isteyeceksiniz.

Böylece vasıflı birey ile profesyonel kuruluşun zaman değerlendirme hedefi müşterektir.

Ana hedef en iyi bireylerin aynı zamanda birlikte çalışmalarıdır. Aslında bunun yansıması da yalnız en iyi insan ve teknoloji karışımını kullanarak en büyük değeri yaratabilmektir. Bunun adı da ‘Toplumsal Üretkenliktir.’ Bu doğru uygulanırsa insanlar hem daha az zaman harcayarak hem de daha az çaba sarf ederek daha fazla insanla hem çevrimiçi hem çevrimdışı çalışarak daha fazla katma değer yaratır. Sırasıyla çalışmanın geleceği kolaylaşır.

VASIFLILIĞIN HAYATİ ÖNEMİ VAR

Bu yeni çağda en önemli unsurlardan biri vasıfdır. Artık gittikçe vasıfsız iş gücüne ihtiyaç duyulmayacak ve yakın geleceğimizde tüm vasıfsız işlerin yerini makineler ve robotlar alacak. Burda eğitimin eskisindende daha hayati bir rol aldığını görmek zor değil.

Bizlerde bu başlamış olan dördüncü sanayi devriminde önemli aktör olmak istiyorsak derhal vasıflı bireyler yetiştirme hedefli eğitim reformları yapmalıyız. Aksi takdirde yeni çağda önemli rol üstlenemeyiz.

Bu yazı 22.02.2016 tarihinde Yeni Yüzyıl Gazetesi‘nin sitesinde yayınlanmıştır.

Share.

Leave A Reply